Selçuk
Kulaçların kan göllerinde
Kavrulmuş bahçelerde adımların,
Göğsümüzde büyüyüp zemine iniyor izlerin.
İzini sürüyoruz ellerinde perişan gülüşlerin.
Demirin buz pınarına sırladılar seni de,
Gülüşünü bir kız çocuğunun gözünde sektirdin.
Oburların ağzını oyup,
O kirli helvayı çalıp diş kavuklarından,
“Kanun” diye inleyen putları
Bir bir yıkıp
Harmanların sarısıyla şahlanan umudunu saldın ovamıza.
Bir akşam vakti bayram yerlerine döndü evler,
Birbirinden bihaber binler,
Dediler ki, oğlumuz özgür,
Büyümemiş çocuklarımızın abisi.
Toplayın kan yerlerinden en kırmızı karanfilleri.
Ve çağlarken omuzlarımız böyle yan yana,
Kesif bir yasa gömdüler neşemizi.
Sevinci halka yasaklamanın kibrinde büyür bu zift,
Biliriz bu cıvık petrole bağımlıdırlar.
Bu katran onların kirli kanıdır, biliriz.
Şimdi sabırla bekleriz küflü duvarların, floresan ışıklarının altında.
Biliriz çıkacak en parlak bıçağımız pasın zindan kınından,
Gürleyecek çeşmelerimiz.
Şeker dağıtılacak dağı taşı tuz mahallelerde.
Sesin yine çınlayacak meydan yerlerinde,
Alacağız seni.

